“Denizlerin akciğerleri” olarak bilinen deniz çayırları her yıl %2-7 oranında yok olurken, bu kaybın küresel ekonomiye yıllık maliyetinin 42 milyar dolara ulaşabileceği belirtiliyor; Avrupa Komisyonu, yaklaşan enerji krizi ve artan fiyat baskısıyla başa çıkmak için tüketimi azaltmaya yönelik bir önlem paketi hazırlıyor; Dünya Meteoroloji Örgütü, aşırı sıcak hava olaylarının, 1 milyardan fazla insanın geçim kaynaklarını, sağlığını ve iş verimliliğini tehdit ettiğini bildirdi.
Yeni araştırmalar, dünyanın birçok bölgesinde insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle yaz mevsiminin uzadığını ve mevsimler arasındaki geçişlerin daha kısa sürdüğünü ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, 1990-2023 yılları arasında tropik bölgeler ile kutup daireleri arasındaki ortalama yaz süresi 10 yılda yaklaşık altı gün uzadı. Birçok şehir için rakamlar daha da çarpıcı. Avustralya’nın Sidney kentinde yaz sıcaklıkları artık yaklaşık 130 gün sürüyor; bu rakam 1990’da 80 gündü ve her 10 yılda 15 gün artış gösteriyor.
*
“Denizlerin akciğerleri” olarak bilinen deniz çayırları her yıl %2–7 oranında yok olurken, bu kaybın küresel ekonomiye yıllık maliyetinin 42 milyar dolara ulaşabileceği belirtiliyor.
*
Avrupa Komisyonu, yaklaşan enerji krizi ve artan fiyat baskısıyla başa çıkmak için tüketimi azaltmaya yönelik bir önlem paketi hazırlıyor. Paket eko-sürüş eğitimi, evden çalışma, otoyollardaki hız sınırının düşürülmesi, toplu taşıma teşviki ve enerji kullanımını kısıtlayan uygulamalar gibi günlük alışkanlıkları hedefleyen adımları içeriyor.
*
ABD’de meteoroloji verilerine göre, son 132 yılın en sıcak mart ayı kayıtlara geçti. ABD ana karasında ortalama sıcaklık 10,47 derece ölçüldü.
*
İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nün yeni çalışması, İstanbul’un Karadeniz ve Marmara kıyılarının iklim değişikliğine karşı yüksek risk taşıdığını ortaya koydu. İstanbul limanlarına yönelik iklim senaryolarına göre, 2050’de deniz seviyesinin yaklaşık 1,5 metre yükselmesiyle limanların yaklaşık %70’inin risk altına gireceği öngörülüyor.
*
Massachusetts Institute of Technology (MIT) bünyesinde yapılan yeni bir araştırmaya göre bitki tohumları, yağmurun çıkardığı sesi algılayabiliyor ve bu ses, tohumların çimlenme sürecini doğrudan etkiliyor. Pirinç tohumları üzerinde yapılan deneylerin sonucunda, yağmur sesine maruz kalan tohumların, aynı koşullarda fakat sessiz ortamda tutulan tohumlara kıyasla %30 ila 40 oranında daha hızlı çimlendiği tespit edildi.
*
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), aşırı sıcak hava olaylarının, 1 milyardan fazla insanın geçim kaynaklarını, sağlığını ve iş verimliliğini tehdit ettiğini bildirdi. Geçen yıl küresel okyanusun %90’ından fazlasının en az bir kere ısı dalgası yaşadığı hatırlatılan raporda, sıcaklık 30 derecenin üstünde olduğunda önemli tarım ürünlerinde verimin düşmeye başladığı kaydedildi.
*
WMO’nun yeni bir raporu, dünya ikliminin kayıtlı tarihinde hiç olmadığı kadar dengesiz olduğunu ve sadece birkaç 10 yıl içinde hızlı ve büyük ölçekli değişikliklerin meydana geldiğini ortaya koydu. Buna göre, son 11 yıl (2015- 2025) tarihin en sıcak dönemi olarak kayıtlara geçti ve okyanuslar son dokuz yıldır üst üste rekor seviyede ısınıyor.
*
Climate Impact Lab araştırmacılarının hazırladıkları yeni bir rapora göre, aşırı sıcaklar nedeniyle yoksul ülkeler 2050 yılına kadar zengin ülkelere göre 10 kat daha fazla ölüm riski ile karşı karşıya kalacak.
*
Yeni bir araştırma, ölümcül heyelanların büyük bölümünün, insan tarafından dönüştürülmüş çevrelerde meydana geldiğini ortaya koydu.46 ülkede yaklaşık 60 yıllık arazi kullanımını ve 45 yıllık nüfus verilerinin analiz edildiği çalışmaya göre; Türkiye Avrupa’da heyelan kaynaklı ölümlerin en fazla görüldüğü ülke konumunda.
*
Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre, Doğu Akdeniz ve diğer bölgelerde kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve yoğunluğunda artış yaşanıyor. Kum ve toz fırtınaları partikül madde konsantrasyonlarını artırarak hava kirliliğine de doğrudan etkide bulunuyor. Küresel olarak 330 milyon insanın her gün rüzgarla taşınan ve bazen kaynağından binlerce kilometre uzağa gidebilen partiküllere maruz kaldığı tahmin ediliyor.
*
Türkiye genelinde mart ayı yağışları, normallerine göre %33, geçen yılın aynı ayına göre ise %100’den fazla arttı. Altı aylık su yılı yağışları ise son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
*
Geçtiğimiz yıllarda kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Afyonkarahisar’daki Eber Gölü, nisan yağışlarıyla birlikte su seviyesini üç katına çıkardı. Su seviyesindeki bu artış biyoçeşitliliğe de yansırken, göldeki flamingo sayısında önceki yıllara göre dört katlık bir artış tespit edildi.








