#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Sivil

Sivil Toplumun İklim Eylemleri Güçlendiriliyor

Sivil toplum kuruluşlarının iklim eylemlerinde net sıfır emisyon ve doğa dostu sonuçlar elde etmelerini desteklemek amacıyla tasarlanan Eko Gelecek Hibe Programı, toplam 4,39 milyon ABD doları bütçeye sahip. Şubat 2028’e kadar devam edecek girişimin hedefleri arasında sivil toplum kuruluşlarına teknik destek ve hibe desteği sağlanması da yer alıyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu ile işbirliği içinde, sivil toplum kuruluşlarının (STK) iklim eylemlerini ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını destekleme kapasitelerini güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir girişim olan Eko Gelecek Hibe Programı, AB’nin Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) III kapsamında finanse ediliyor. Girişim, toplam 4,39 milyon ABD doları bütçeyle Şubat 2028’e kadar devam edecek.

Net Sıfır Emisyon ve Doğa Dostu Sonuçlar

Eko Gelecek Hibe Programı, STK’ların iklim eylemlerinde net sıfır emisyon ve doğa dostu sonuçlar elde etmelerini desteklemek amacıyla tasarlandı. Girişimin hedefleri arasında, STK’lara teknik destek ve hibe desteği sağlanması yer alıyor. Teknik destekle, iş dünyası dahil olmak üzere yerel, ulusal ve uluslararası paydaşlarla ortaklıklar kurulması yoluyla STK’ların kapasitelerinin artırılması ve etkili iklim eylemlerini hayata geçirme becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Öte yandan hibe desteği ile girişim, çevre ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik yenilikçi ve bütüncül eylemlerin yanı sıra iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması ve uyum için doğa temelli çözümlerin desteklenmesine odaklanacak.

ekogelecek k

“Acil Çevre Sorunlarına Yönelik Pratik Çözümlere Yatırım”

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino, “UNDP, sivil toplumu iklim eyleminin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasının merkezine yerleştirmeye odaklanan bu yeni girişimi destekliyor. Eko Gelecek Hibe Programı, insanların fikirlerine ve acil çevre sorunlarına yönelik pratik çözümlere yatırım yapacak. Bu program, birlikte çalışarak somut ve ölçeklenebilir sonuçlarla olumlu yerel etki yaratabilir” dedi.

“Sivil Toplumun Merkezi Bir Rol Oynamasını Sağlamak için Önemli Bir Fırsat”

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski ise “Bu girişim, AB’nin sürdürülebilirliği teşvik etme ve yerel ortaklıklar aracılığıyla iklim sorunlarını ele alma konusundaki kararlılığını yansıtıyor. Eko Gelecek Hibe Programı, olumlu yönde değişimi teşvik etmek, kapasite geliştirmek ve çevreye ilişkin hedeflerimize ulaşmada sivil toplumun merkezi bir rol oynamasını sağlamak için önemli bir fırsat” şeklinde konuştu.

Hedefe Yönelik Finansman Fırsatları

Hibe programı, iklim değişikliği ile mücadele ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını teşvik eden yenilikçi projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi için STK’lara hedefe yönelik finansman fırsatları sunacak. Türkiye’deki STK’lar için özel olarak tasarlanmış iki aşamalı bir başvuru süreci izlenmesi gereken program için ayrılan bütçe 2,36 milyon ABD doları. Finansman aralığı, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması, biyolojik çeşitliliğin korunması ve çevresel dayanıklılık için doğa temelli çözümlere odaklanan, 12 ila 18 ay süren projeler için 50.000 ila 150.000 ABD doları arasında olacak. Başvuruya uygun adaylar, Türkiye genelinde iklim değişikliği ve biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda yenilikçi fikirlere sahip olan, ayrıca diğer STK’lar, yerel yönetimler, sendikalar, kalkınma ajansları, odalar ve devlet okulları ile ortaklık kurabilecek STK’lar olarak tanımlanıyor. Başvurular 1 Ağustos 2025 tarihine kadar kabul edilecek.

Proje kapsamında bugüne kadar, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik alanlarında STK’ların kapsamlı bir ihtiyaç değerlendirmesi ve boşluk analizi tamamlanarak kapasite geliştirme, eğitim ve savunuculuk için kilit alanlar belirlendi. Teknik bilgi, proje yönetim kapasitesi ve kaynak yaratma desteği de dahil olmak üzere eksiklikleri özetleyen ve bunları gidermek için eylemler öneren nihai raporlar hazırlandı.

Girişim, STK’lara önemli paydaşlarla iş birliği yapma, stratejik ortaklıklar kurma ve iklim değişikliği ile biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadelede etkinliklerini artırmak üzere kaynaklara erişim sağlama konusunda fırsat sunuyor.