COP30’daki önceliğin, dünyanın yönünü değiştirmesi olduğunu belirten Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres, emisyonların azaltılmasındaki her gecikmenin Amazon, Arktik ve okyanuslarda felaket niteliğindeki “eşik noktalarının” aşılması riskini artırdığı uyarısında bulundu. Guterres, dünyanın rotasını değiştirmemesi halinde Amazonlar’ın bir savana dönüşme riski altında olduğunu sözlerine ekledi.
Kasım ayında Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenecek COP30 zirvesi öncesinde konuşan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, insanlığın küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlama hedefinde başarısız olduğunu kabul etti ve bunun dünya için yıkıcı sonuçları olacağını söyledi.
“1,5 Derece Sınırının Aşılmasının Yıkıcı Sonuçları Var”
Guterres, Brezilya’nın yağmur ormanlarındaki şehrinde bir araya gelecek liderlere, emisyonların azaltılmasındaki her gecikmenin Amazon, Arktik ve okyanuslarda felaket niteliğindeki “eşik noktalarının” aşılması riskini artırdığı uyarısında bulundu.
Guardian ve Amazon merkezli haber kuruluşu Sumauma’ya demeç veren Guterres, “Gerçek şu ki, önümüzdeki birkaç yıl içinde 1,5 derece sınırının aşılmasını önlemekte başarısız olduk. Ve bu sınırın aşılmasının yıkıcı sonuçları var. Bu yıkıcı sonuçlardan bazıları Amazon’da, Grönland’da, Batı Antarktika’da ya da mercan resiflerinde ortaya çıkabilecek eşik noktalarını oluşturuyor” dedi.
“Doğanın En İyi Koruyucuları Yerli Topluluklar”
COP30’daki önceliğin yön değiştirmek olduğunu vurgulayan Guterres, dünyanın rotasını değiştirmemesi halinde Amazonlar’ın bir savana dönüşme riski altında olduğunu belirtti. Guterres ayrıca COP30’da yerli halkların sesinin hayati öneme sahip olduğuna birkaç kez özellikle değinerek, “Doğanın en iyi koruyucuları kimse, onlara yatırım yapmak hayati önem taşıyor ve doğanın en iyi koruyucuları tam da yerli topluluklardır” dedi.
Guterres, dünya liderlerinin doğayla denge içinde yaşamayı da yerli halklardan öğrenmeleri gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Siyasi liderler genellikle toplumun günlük sorunlarıyla daha fazla ilgilenirler. Özellikle ekonomik durum karmaşıklaştığında ve iklim değişikliği, felaketler, afetler tarafından daha da kötüleştiğinde bu durum artar. Bu yüzden bazen doğayla uyumlu bir ilişkinin önemine dair bir farkındalık gelişmez. Tam da bu nedenle siyasi liderlerle sürekli bir eğitim süreci yürütmek gerekiyor ve bu konuda en iyi eğitmenler yerli topluluklar.”
Guterres, küresel çevre yönetişiminin COP sistemi üzerindeki artan baskılarına rağmen bu sistemin hâlâ hayati bir rol oynadığını belirtti. Alternatif denilen şeyin herkesin kendi çıkarına göre davrandığı bir kaos olduğu yorumunu yapan Guterres, “Herkes için serbest diye bir durumunun ne anlama geldiğini biliyoruz. Bu, küçük bir ayrıcalıklı elitin, yani bazı insanların ve şirketlerin felaketler yayılırken bile kendilerini koruyabilecekleri anlamına gelir” dedi.
Öte yandan Guterres için gelecek yıl BM Genel Sekreteri olarak son yılı olacak. Dokuz yıllık görev süresine bakarak, iklim ve doğa konularına daha erken odaklanmış olmayı dilediğini, ancak artık bunların birinci önceliği olduğunu söyleyerek ekledi: “İklim eylemine olan bağlılığımdan, biyolojik çeşitliliğe olan bağlılığımdan, doğayı koruma konusundaki kararlılığımdan ve dünyada en değerli varlığımız olan doğa anamızı korumak için cesurca mücadele eden tüm demokratik hareketlere yardım etme ve onları destekleme taahhüdümden asla vazgeçmeyeceğim.”








